Hamilelik dönemi; bir kadının hayatında en hızlı kilo aldığı, çatladığı, yüzünde lekelerin oluştuğu, hormonal dalgalanmalarla birlikte kendisini belki de çirkin hissettiği bir dönemdir.

Ancak uygulanacak basit ve etkili yöntemler ile, hamilelik döneminizde kendinizi fiziksel ve psikolojik olarak iyi hissetmeniz mümkün!

Öncelikle Kilo Kontrolünüzü Sağlamalısınız!
Gebeliğin doğal seyrinde oluşan hormonal değişiklikler, mide bulantıları ve reflü gibi nedenler; anne adaylarında midede yanma ve kazıntı, sık acıkma hissi veya sürekli atıştırma isteği uyandırabilir.

Bu durum da kilo alımına neden olur. Ya da anne adayı yediği her şeyin bebeğine de yarayacağı düşüncesi ile daha da iştahlı hale gelir ve fazla kilolar vücuda yerleşmeye başlar.

Oysa sağlıklı ve doğru beslenme yöntemleriyle gebelikte kilo kontrolü sağlamak ve bebeğin gelişimini sekteye uğratmadan minimum kilo ile doğum yapmak mümkündür.

Sağlıklı bir gebeliği 60 kg ile tamamlayan bir kadın da, 120 kg ile tamamlayan bir kadın da yaklaşık 3.5 kg bir bebek dünyaya getirecektir.

Gebelikte artan bazal metabolizma ile günlük enerji ihtiyacı ikinci trimester dönemi ile birlikte artmaya başlar ve yaklaşık 300-350 kalori fazla tüketmek gerekir. Başlangıca ve haftasına göre normal kiloda seyreden bir gebenin günlük alması gereken enerji 2000-2500 kalori civarındadır.

Ancak bu karbonhidrattan zengin gıdalarla yüksek kalorili beslenmek anlamına gelmemektedir.

Alınan gıdalar, annenin sindirim sisteminde en küçük yapıtaşlarına ayrıştırılır ve bu şekilde annenin kan dolaşımından plasenta aracılığıyla bebeğe ulaşır. Dolayısıyla alınan gıdaların protein, faydalı yağlar, lifler, vitamin ve mineraller bakımından dengeli bir dağılımda olması gerekir.

Anne adaylarının kilo kontrolünü sağlayabilmesi için işlenmiş karbonhidratlar yerine, çiğ badem, ceviz, fındık, kuru erik ve kayısı gibi sağlıklı kuru yemişlerle ara öğün yapmalıdır. Beyaz ekmek, makarna, pirinç gibi yüksek glisemik indeksli (yani kan şekeri ve insülin düzeylerini ani yükselten gıdalar) yerine bulgur veya kuru baklagiller yemelidir.

Ara sıra sütlü tatlılar, dondurma, makarna tarzı gıdalar da bir miktar tüketilebilir, fakat bu durumda bir sonraki öğündeki karbonhidrat atlanabilir veya risk teşkil eden bir durum yoksa o gün bir 15 dakika fazla yürüyüş yaparak bu dengelenebilir.

Çatlaklar, Henüz Oluşmadan Önleyin!
Hamilelikte çatlak oluşumu oldukça sık görülen bir durumdur. Gebelikte salgılanan hormonlar cildin yapısını da etkilemektedir. En çok karın bölgesinde görülen çatlakların nedeni, bebekle birlikte büyüyen bölgedeki cildin gerilmesidir.

Özellikle hamileliğin son 3 ayında iyice gerilen karın derisinde beyaz çizgiler şeklinde ortaya çıkan çatlaklar daha da gözle görülür hale gelebilir.

Çatlaklar ırsidir ve uygulanacak yöntemlerin işe yarayacağına dair hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Ama gebelik esnasında çok su içmek sağlık için olduğu kadar güzellik için de çok önemli bir faktördür.

Piyasada hamilelik çatlakları için krem, losyon ve benzeri birçok ürün yer almaktadır. Aynı şekilde bazı doğal yağların da düzenli kullanıldığında cildi besleyerek çatlakları önleyebileceği düşünülür. Ancak kullanılacak ürünlerin elbette katkısız ve doğal olanları tercih edilmelidir.

Aloe vera, Hindistan cevizi yağı, badem yağı, kantaron yağı veya piyasada çatlama engelleyici kremlerden uygun görülenler kullanılabilir. Yine de bu tür ürünleri doğal içerikli olsalar dahi doktora danışmadan kullanmamak gerekir.

Cilt Lekelerinizi Geçirmek Elinizde!
Hamilelikte en sık karşılaşılan problemlerden birisi ciltte lekelenme, yani hiperpigmentasyondur. Bu cilt sorunu, ortalama olarak gebeliğin ilk 2,5 ayından sonra oluşmaya başlar.
Hamilelikte ten kararması özellikle ultraviyole ışınlarına yoğun olarak maruz kalan bölgelerde meydana gelir. Bunlar; yüz, ellerin sert kısımları, omuz, sırt, dekolte bölgesi, kol ve bacakların dışa dönük yüzeyleridir.

Cilt problemlerinin en büyük nedeni; hormonların, güneşin UV ışınları ile etkileşime girmesidir. Bu sebeple hamilelik döneminde anne adayları güneşlenme saatlerine dikkat etmeli ve koruyucu ürünler kullanmadan güne başlamamalıdır. Cildin güneş gören tüm kısımlarında yüksek koruyuculuk içeren hiperpigmentasyon kremleri kullanılabilir.

Unutulmalıdır ki UV ışınları sadece güneş tarafından yayılmaz. Spotlardan ve bilgisayar ekranından yansıyan ışıklar içerisinde de yapay UV ışınları mevcuttur. Bu sebeple anne adayları kapalı bir mekan içerisinde dahi güneş koruyucu ürünleri kullanmalıdır. Buna ek olarak yüz bölgesini tamamen gölgeleyen bir şapka ve kolları koruyacak uzun kollu giysiler de faydalı olabilir.

Tüm önlemlerin alınmasına rağmen yine de lekeler oluşmuşsa, bazı doğal içerikli maskeler ile lekeli görünüm hafifletilebilir: Maydanoz Suyu Maskesi!

Maydanoz Suyu Maskesi Hazırlanışı: Maydanoz suyu ve limon suyunu eşit ölçülerle karıştırınız ve hamilelik lekesi problemi olan bölgeye uygulayınız. Daha sonra 15 dakika bekleyip ılık su ile durulayınız. Maydanoz suyunun cilt lekeleri ve kırışıklıkları geçirme etkisi olduğu eskiden beri bilinir.

Daha Fazla Güzellik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.