Hamilelik denildiğinde ilk akla gelen belirtilerden bir tanesi de aşermedir. Gebelerin çok büyük bir kısmında aşerme gözlenir. Bu bağlamda yapılan araştırmalar, kadınların ortalama %70’inin hamileliklerinin herhangi bir döneminde aşerdiğini ya da bir besinden iğrendiğini ortaya koymaktadır.

Aşermek, en kısa tanımıyla herhangi bir yiyeceği ya da maddeyi tüketmeyi çok fazla istemek olarak tanımlanabilir.

Hamilelik Döneminde Aşerme Nasıl Meydana Gelir?

Hamile kadınlar, hamileliğinin her döneminde farklı şeylere aşerebilir. Kalori ihtiyacının arttığı zamanlarda tatlı ve çikolata isteği ön plana geçer. Aslında bu durum sadece hamileler için geçerli değildir. Hamile olunmayan dönemlerde de kişiler basit karbonhidrat yapısına sahip besinleri sıklıkla tüketmek isteyebilir.

Diğer yandan aşerme, hamile kadının vücudunda meydana gelen eksiklikleri tamamlamaya yönelik de gerçekleşebilir. Örneğin protein ağırlıklı beslenildiğinde, hamile kadının canı karbonhidrat içeren besinler çekebilir. Aynı şekilde aşırı tahılla beslenen hamile kadınlar proteinlere veya tatlılara yönelebilir. Süt içmeyi çok fazla istemek o anda vücutta kalsiyum eksikliği olduğuna ya da meyve istemek C vitaminine ihtiyaç olunduğu anlamına gelebilir.

Eğer vücutta meydana gelen bir eksiklik sebebiyle aşerme hissi ortaya çıkıyorsa, bu durum bir sorun olarak algılanmamalıdır. Bu durum, bebeği koruyacak olan fizyolojik bir kalkandır. Araştırmalar normal koşullarda devam eden aşermenin, bebek için faydalı olduğunu göstermiştir.

Tüm Kadınlar Hamilelik Dönemlerinde Aşerir mi?

Günümüzün tüm teknolojik gelişmişliğine rağmen, aşermenin mekanizması tam olarak bilinemez. Bazı kadınlar hamilelikleri boyunca yoğun bir aşerme hissine maruz kalırken, bazı kadınlar bir kez bile aşermeden hamileliklerini tamamlayabilirler.

Bununla birlikte hormonlarla yakından ilgili olduğunun üzerinde durulur. Aşerme durumu, özellikle ilk 3 ayda sıklıkla görülür.

Gebelik öncesi kötü beslenme neticesi vücudunda birçok besin ve vitaminin eksikliği olanlarda aşerme daha çok olur. Vejetaryen olanlarda, daha önceki gebeliklerinde aşerenlerde, demir eksikliği gelişmiş halde gebe kalanlarda aşerme ve pika yeme davranışları daha sık görülür.

Kanda oranı yükselmeye başlayan gebelik hormonları olan beta HCG ve östrojen, bu durumdan özellikle sorumlu tutulabilir. Bu hormonların artış hızına bağlı olarak aşermenin şiddeti, 8 ve 9. haftada en yüksek seviyesine ulaşır. 20. haftaya gelindiğinde ise, aşermelerin tamamen bitmiş olması beklenir.

Hamilelik döneminde, yaşanan hormonal değişiklikler kadında tat ve duyu almanın değişmesine de yol açar. Bu mekanizma, aslında regl dönemi ile benzerlik gösterir. Nasıl ki regl dönemlerinde tatlı yiyeceklere istek artıyorsa, gebelikte de hormonal durumlar sebebi ile istekler değişebilir. Çoğul gebeliklerde aşerme durumu daha yoğun ve daha abartılı olabilir.

Bunun yanı sıra duygusal istekler de aşermeyi tetikler. Duygusal olarak kocasından ve çevresinden yakınlık bekleyen anne adayı bunu bir araç olarak kullanabilir.

Aşerme ve Psikoloji Arasındaki İlişki

Hamile bir kadının kalabalık bir evde yaşaması, ilgiden mahrum olması, kokulara karşı hassas olduğu bir dönemde yemek yapılan ortamın tam içinde olması, kocasından yeterli desteği görememesi gibi sebepler aşerme gibi davranışları doğurabilir.

Aşerme ve Pika Arasındaki Bağlantı
Hamilelik döneminde aşermek her zaman besinlere karşı olmaz. Bazı durumlarda hamile kadınlar, besleyici değeri olmayan kil, toprak ve kömür gibi maddelere karşı da istek duyabilir.
Pika hastalığına sahip kişilerin tükettiği maddeler: toprak, kiremit tozu, limon tuzu, buz parçaları, kabartma tozu, nişasta, un, kil, sabun, kömür, tebeşir, diş macunu, hamur, kağıt, sakız, kuru kahve, taş, tuz, pişirilmemiş pirinç ve patatestir.

Pika, aslında saksağan kuşunun ait olduğu bir aileye verilen isimdir. Saksağan kuşlarının, toprak da dahil hemen her şeyi yiyebilmelerinden yola çıkılarak hastalığa bu isim verilmiştir. Pika, en temelde psikiyatrik bir hastalıktır ve çocuklar da dahil olmak üzere her yaştan bireylerde görülebilir. Bu durumda olan insanlar besin maddesi olarak yalnızca kil, toprak, kömür gibi besleyiciliği olmayan maddelerle hayatlarını idame ettirmeye çalışırlar ve çoğu zaman ileri derecede beslenme bozukluğu bulguları gösterirler.

Hamile kadınlarda ortaya çıkan pika, çoğu durumda vücudun eksik olan maddeleri temin etmek için bedenin aldığı bir önlem olarak kabul edilir. Yapılan incelemede çoğu zaman kansızlık bulguları saptanır ve buna yönelik yapılan tedavi sonucunda bu maddeleri yeme ihtiyacı azalır.

Bir kadının hamilelik öncesi dönemde pika sorunu yoksa ve sadece hamilelik döneminde pika oluşmuşsa, bu durum geçici olarak değerlendirilir ve genel sağlık durumunu etkilemediği sürece bir hastalık olarak kabul edilmez.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.