Hamile olduğumuzu öğrendiğimiz andan beri hatta belki de daha öncesinde bebek hayali kurarken bile bir yandan da odasını düşünürüz hep. Zaman zaman da nasıl olsa odasında yatmayacak diye düşünerek oda yapma planlarımızı erteleriz. Bu da bir seçenektir tabi ki, illa oda hazırlamak gibi bir zorunluluğumuz yoktur. Hatta odasını hazırlasak bile annesinden ayrı yatacağı en erken zaman 4. trimesterdan sonra yani ilk üç ayından sonra olmalıdır. Zaman zaman ise odasını hazırlamak için sabırsızlanır bazen de hormonlarımızın rehavetine kapılıp yanlış tercihler yapar sonrasında da pişman oluruz. Peki ya oda yaparken nelere dikkat etmeliyiz?

En başta unutmamalıyız ki bebeğimizin gösterişli odalardan çok işlevsel odalara, şıklıktan ve süsten çok sağlamlık ve sağlığını tehdit etmeyecek ürünlere ihtiyacı vardır.  Beşik konusunda dikkat etmemiz gereken hususlardan biri beşiğin boyutlarıdır. Bebeğimizin rahatça dönebilmesi açısından çok dar beşikler tercih edilmemelidir. Dönerken ellerini ayaklarını çarpmaması için ahşap beşik tercih ediliyor ise yatak yanı koruyucuları ile beşiğin korkulukları desteklenmelidir. Eğer park yatak tercih ediliyor ise koruyuculara ihtiyaç yoktur çünkü bu tarz beşiklerin yanları file veya kumaş ile kaplıdır.

Park yatakların diğer avantajı ise kolay taşınabilir olmasıdır. Fakat park yatakların boyutları sabit iken ahşap beşiklerin çeşitli şekillerde büyüyüp karyola boyutlarına gelme özellikleri vardır. Bu da bir iki sene sonra büyüyüp yatağına sığmayacak bebeğimiz için avantaj olup bütçemize de katkı sağlamaktadır. Beşiklerin içerisine tercih edilecek şilte ise antibakteriyel, yüzde yüz pamuk ve hava alan yüzeye sahip olmalıdır. Beşik; odaya girerken direk görebileceğiniz kısımda konumlandırılmalıdır. Kapı arkası, pencere ve balkon kapısı önü veya kalorifer peteklerinin önünde konumlandırılmamalıdır. Yatağının üzerinin ve yakınlarının boş olmasına dikkat edilmelidir. Komodin yerine şifonyer tercih edilmesi kullanım açısından daha pratiktir. Hem yüksekliğinden hem de genişliğinden yararlanılabilir. Geniş olması bebeğimizin birçok eşyasının kolaylıkla yerleştirilmesini sağlar, yüksekliği ise ergonomik olarak anneyi rahat ettirecektir.

İstenirse şifonyerin üzerine alt değiştirme pedi yerleştirilerek kullanılabiliyor olması da işlevselliğini arttırır. Şifonyer kapının yakınlarında konumlandırılmalıdır ki günde defalarca altının ve üzerinin değiştirileceği için ulaşılabilirliği kolay olsun. Hatta beşiğin karşı tarafına yerleştirilebilir ise üzerine bebek kamerası koyularak bebek direk izlenebilir ve oyuncaklar koyularakta bebeğinizin onları görmesi sağlanabilir.Elbise dolabı seçiminde daha çok dış görünüşe dikkat etsek de iç bölümleri de dışı kadar önemlidir. Rafları ve elbise askıları genişlik ve yeterlilik bakımından iyice incelenmelidir. Hatta içerisinde çekmece var ise daha kullanışlı olacaktır. Odamızda dolabımızın girebileceği bir niş, girinti var ise dolap orada konumlandırılmalıdır. Yok ise kapının arka kısmında kalacak, tabi ki kapının açılmasını engellemeyecek şekilde yerleştirilmelidir. Mobilyalarımızı seçerken sağlamlığına dikkat edilmelidir.

Bebeğimiz büyüdükçe dolabı karıştırmak, içine girmek isteyecektir. Bu yüzden gerekirse dolap duvara monte edilerek sabitlenmelidir. Ayrıca kapakları kapanınca içeride hava alabileceği kadar boşluk kalacak şekilde olmalıdır. Tabi ki bu kurallar şifonyer için de geçerlidir. Dolabımızın kapaklarında cam tercih edecek isek bu camın kırılmaz cam olmasına da dikkat etmeliyiz. Dolap kapakları ve çekmeceler frenli sistem olanlardan tercih edilir ise daha yavaş kapanacağı için bebeğimizin parmaklarının sıkışması ve canının yanması minimuma indirilmiş olur.

Ayrıca mobilyalarda bebeğimizin sağlığı açısından su bazlı veya kurşunsuz boyanın tercih edilmiş olması önemlidir. Bütün bunların yanında en önemlisi ve tabi ki mümkünse odanın güneş görüyor
ve havalandırılabilir olması gerekmektedir. Duvarlarımızın rengi tabi ki kendi tercihimizdir fakat çok bunaltıcı olmaması için açık renkler tercih edilmelidir. Bebeğimizin hayal dünyasını geliştirmek için duvarlarda dekoratif aksesuarlar, duvar kağıtları, dekoratif boyalar veya etiketler kullanabiliriz.

Zemin komple halı ile kaplatılmamalıdır, alerjik açıdan sakıncalı olabilir. Yine de halı tercih edilecek ise antialerjik özellikte olmasına dikkat edilmelidir. Çamaşır makinesinde yıkanabilir olması da bir avantaj olabilir. Seramik veya mermer gibi sert ve soğuk bir malzeme yerine sıcak ve daha yumuşak olan parke tercih edilmelidir. Odanın ışıklandırılması abajur veya lambader gibi kabloları dışarıda olan aydınlatmalar ile yapılmamalıdır.

Bu tarz ürünler sabitlenemediği için risk teşkil etmektedir. Bunlar yerine tavandan avize ile veya dekoratif olması istenir ise duvardan aplik ile aydınlatma yapılmalıdır. İstenir ise ışık şiddeti ayarlanabilir tercih edilebilir. Bütün bunların yanında unutmamalıyız ki bebeğimiz için oda yapmak önemli değildir önemli olan bebeğimizin huzurudur. Bebeğimiz için önemli olan ise odası değil annesinin sıcaklığı, sevgisi ve kokusudur.

Blogger Anne: Tutku Yeşilbağ – İç Mimar

Daha Fazla Blogger Anneler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir