İkinci trimesterde azalan fiziksel şikayetler bu dönemde uterusun büyümesine paralel olarak farklı bir şekilde tekrar ortaya çıkabilir. Yorgunluk, uykusuzluk, mide problemleri (yanma), uterusta belli zamanlarda oluşan hazırlayıcı kasılmalar (Braxton-Hicks kasılmaları), bacaklarda kasılmalar, memelerden süt gelmesi gibi belirtiler, cinsel ilişki ve orgazm esnasında ortaya çıkan güçlü uterus kasılmaları libidonun azalmasına ve anne adayının cinselliği yeniden ikinci plana atmasına neden olabilir.

Yaklaşan doğumun verdiği ağrı duyma korkusu, doğumda normal dışı bir durum oluşacağı korkusu gebeliğin bu dönemine damgasını vurabilir.

Üçüncü Trimester Döneminde Cinsellik

Gebelikte cinsel birlikteliğin bağlantısının gösterildiği tek durum enfeksiyonlardır. Normal dışı bir vajinal akıntının varlığında, idrar yolu enfeksiyon belirtisi gibi durumlar olduğunda doktor bilgilendirilmeli, gereken tedavi için tedbirler alınmalıdır. 2. ve 3. trimester dönemlerinde, büyümüş olan bebek nedeniyle karna baskı yapmayacak pozisyonların seçilmesi uygun olur.

Cinsel Birliktelik Doğumu Tetikler mi?

Meninin içerisinde rahim kasılmalarına neden olabilen prostoglandin adlı kimyasal maddeler mevcuttur ve cinsel ilişki sonrası bu maddeler rahim ağzına ulaşarak erken doğumu tetikleyebilecek kasılmalara yol açabilir. Cinsel ilişki sırasında meme başlarının uyarılmasının da, oksitosin adlı maddenin salınımına neden olabileceği ve bu kimyasalın rahim ağzını genişleterek erken doğuma sebep olabileceği bildirilmiştir. Cinsel ilişki sırasında penisin mekanik olarak rahim ağzını uyarması da rahim duvarında kasılma ile sonuçlanabilir. Cinsel birliktelik sonrasında yaşanan orgazm da rahimde kasılmalar ile kendini belli eder. Cinsel birlikteliğin kadın bedenindeki bu etkileri nedeniyle kimi kadın doğum uzmanları doğum zamanı gelen gebelerin eşleriyle birlikte olmasını önerir.

Geçtiğimiz aylarda Cinsel Sağlık Dergisinde (the Journal of Sexual Medicine) yayınlanan ilginç bir çalışmanın bulguları, gebelik sırasındaki cinsel ilişkilerin doğum kasılmalarına neden olmadığını ortaya koymuştur. Düşük riskli gebeliği olan 1483 kadına ait sağlık verilerini inceleyen uzmanlar, cinsel birlikteliğin rahim ağzında herhangi bir açılmaya neden olmadığını ve doğumu tetiklemediğini kaydetmişlerdir.

Her ne kadar çalışmanın sonuçları gebelerin cinsel ilişki yaşamasında herhangi bir sakınca olmadığını gösterse de, “yüksek riskli” gebeliği olan kadınlar için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Cinsel ilişki sıklığı, ilişki sırasındaki pozisyonlar, kondom kullanımı ve boşalan semen hacmi gibi birçok faktörün de incelenmesi gerektiğini belirten uzmanlar, cinsel hayatlarına devam etmek isteyen gebelerin mutlaka hekimlerine danışmaları gerektiğini vurgulamaktadırlar.

Daha Fazla Cinsellik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir