Koronavirüs sebebiyle herkes tedirgin olsa da şüphesiz en büyük tedirginliği yaşayanlar arasında anne adayları bulunur. Güneşli bahar günlerini salgın sebebiyle evde geçirmek, çoğu insan için strese girmek için başlıca bir sebeptir.

Son dönemlerde doğum öncesi anne adayının yaşadığı stresin, anne adayı ve yeni doğan üzerine etkilerini araştırmak üzere pek çok araştırma ve çalışma yapılmaya devam ediliyor. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar ise; gebelikte yaşanan stresin özellikle bebek üzerinde fiziksel, davranışsal, duygusal etkilerin yanında nörogelişimsel alanda da olumsuz etkilerinin olduğu konusunda birbirini destekler niteliktedir.

Bu bağlamda Happy Mom Ailesi olarak, sizleri stresten olabildiğince uzaklaştıracak ve mutlu hissetmenizi sağlayacak yiyecekleri araştırdık! 😊

Hamilelik Döneminde Beslenmenin ‘Mutluluğa’ Etkisi
Hamilelik döneminiz boyunca bebeğinizin sağlıklı bir gelişim gösterebilmesi için, tükettiğiniz besinlerin türü ve beslenme düzeniniz oldukça önemlidir. Bunların yanında, sizin kendinizi mutlu hissetmeniz ve ruh halinizin pozitif olması da bebeğinizin gelişimi için en önemli etkenlerden bir tanesidir.

Sağlıklı beslenmenin özellikle de bazı besinlerin mutlulukla yakından ilgisi bulunur. Bazı insanlar yaşamak için yediğini bazılarıysa yemek için yaşadığını ifade eder. Kişinin yemek yediği zaman mutlu hissetmesi ya da sevdiği bir besini yediğinde mutlu olması bir tesadüf değildir.

Bu besinler daha görüldüğü anda kişinin vücudunda birtakım kimyasal değişimler olmasını sağlar, fiziksel olarak bedeni ve beyni uyararak bireyi mutlu eder. Bunu da vücutta mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin ve dopaminin salgılanmasını sağlayarak gerçekleştirirler.

Serotonin içeren yiyecekler enerji kaynağı ve mutluluk sağlayan besinlerdir. Örneğin kuruyemişler, enerji verdikleri için beraberinde mutluluk da getirir. Ancak bu yiyeceklerin fazla tüketimi, enerji ve mutluluk artışının yanı sıra kilo artışına da neden olabilir.

Bu sebeple geçici mutluluğun artan kilolarla birlikte kalıcı bir mutsuzluğa dönüşmemesi için bu gıdaların sınırlı olarak tüketilmesi büyük önem taşır.

Peki Eve Kapandığınız Bu Stresli Günlerde Sizi Mutlu Hissettirecek Gıdalar Nelerdir?
1.Çikolata!
Özellikle kakao oranı yüksek olan bitter çikolatalar, tatlı isteğinizi diğer çikolatalara oranla daha hızlı karşılar. Bu sebeple günlük içeceğiniz bir bardak Türk kahvesinin yanında küçük bir ya da iki kare bitter çikolata tüketmenin herhangi bir sakıncası bulunmaz. Çikolata kalorisi yüksek bir besin olmasına rağmen, doğru miktarda tüketildiğinde kiloya sebep olmaz ve seratonin hormonu salgılanmasını uyararak mutlu hissetmenizi sağlar.

Çikolata kalsiyum içerir, bu nedenle bebeğin diş ve kemik gelişiminde yarar sağlar. Bebeğin ve anne adayının bağışıklık sistemini artırır, daha dirençli olmalarını sağlar. Kalp hastalığına ve kansere karşı antioksidan barındırır.

Bununla birlikte çikolata, beynin “endorfin” salgılamasına neden olur. Anne adayının stres ve gerginliğini alır, mutluluk hormonu salgılar.

Kan şekeri düştüğünde, yani acıkıldığında çikolata hızla kana karışarak emilir ve kan şekerini yükseltir. Hamilelik süreci hali hazırda endişeli ve tedirginliklerin çok olduğu depresyona girmeye müsait olan bir dönemdir. Çikolata ise tüm bu yönleriyle sakinleştirici özelliğe sahiptir.

2.Çiğ Kuruyemişler!
Yağlı tohumlar olarak bilinen ceviz, fındık, badem, kaju ve fıstık gibi kuruyemişler de seratonin açısından zengin besinlerdir. Ceviz ise, vücudunuzda seratonin üretimini sağlayacak bu konudaki en etkin kuruyemiştir. Günde 2-3 ceviz ve 1 avuç kadar çiğ kuruyemiş tüketmeniz, hamilelik döneminizde hissettiğiniz stresin azalmasını ve daha mutlu hissetmenizi sağlayacaktır.

Ceviz: Hamilelik döneminde günde ortalama 3 tane tüketilen orta büyüklükteki ceviz, bebeğin beyin gelişiminde oldukça etkilidir. Çok yüksek değerde antioksidan özelliğine sahiptir. Ayrıca iyi derecede lif ve protein kaynağıdır.

Antep Fıstığı: Uzmanlar tarafından günde 10 tane yenilen Antep fıstığının hamilelik döneminde vücudun ihtiyacı olan gündelik yağ miktarının karşılanacağı belirtiliyor. Ayrıca bu kuruyemişin vitamin ve protein açısından oldukça zengin olduğu biliniyor.

Fındık: Ülkemizde bolca yetişen fındık, bebeğin anne karnındaki kemik gelişimine bolca muhteva ettiği kalsiyum ile büyük destek sağlıyor. Ayrıca enerji kaynağı olarak da bilinir.

Kaju: Hamileliğin ilk dönemlerinde sıkça karşılaşılan mide bulantıları için atıştırmalık şeklinde kaju tüketilebilir. İçerdiği bakır mineralleri vücudun günlük ihtiyacı olan miktarın % 35’i 40 gram kaju ile karşılanabilmektedir. Yüksek kalorisi ve yağ oranı nedeniyle çok fazla tüketmemeye dikkat edilmesi gerekir.

3.Muz!
İçerdiği yüksek potasyum ve B vitamini sayesinde serotonin miktarını arttırmaya yardımcı olan muz, ayrıca hamilelik döneminiz boyunca gebeliğe bağlı yüksek tansiyonun dengelenmesine ve kalp damar sağlığının korunmasına da olumlu katkıda bulunur.

Bununla birlikte muzun içerdiği folik asit; bebeğin beyin, omurga ve sinir gelişimi için çok önemlidir. Ayrıca pek çok anomalinin önlenmesine yardımcı olur.

Gebelik döneminde anemiye daha sık rastlanır. Bu durum, hamileliğin ileri evrelerinde veya doğum esnasında bazı komplikasyonlar yaşanmasına neden olabilir. Dolayısıyla uzmanlar, gebelerin demir yönünden zengin gıdalarla beslenmesini önermektedir. Muz hemoglobin üretimine katkı sağlayarak, anemi riskini azaltmaya yardımcı olur.

Mide bulantılarının en şiddetli görüldüğü dönem, genellikle gebeliğin ilk 3 ayıdır. Çoğu kadın, hamileliğinin bu sürecinde muz tüketerek mide bulantısı şikâyetini hafiflettiğini dile getirmektedir.

Muz; glikoz, fruktoz ve sukroz olmak üzere 3 çeşit doğal şeker içerir. Gebeliğin özellikle son 3 ayında ve doğum sonrasında bu doğal şekerler, anne adayının enerji sağlamasına yardımcı olmaktadır.

Tüm bu özellikleri sebebiyle gün içerisinde küçük boy muz ve 1 bardak süt ile kan şekerinizi dengelemeniz ve günü daha mutlu geçirmeniz mümkündür.


Daha Fazlası