Oksitosin, hipotalamus tarafından üretilip hipofiz bezi yoluyla salgılanan doğal bir hormondur ve özellikle kadınlar için hayati bir öneme sahiptir. İlişkilerde kadın-erkek arasındaki duygusallık oluşumunda, anne ile bebeğin birbirlerine bağlanmasında ve sosyal davranışlarda önemli bir role sahip olduğundan aşk ya da bağlılık hormonu olarak da adlandırılır.

Genelde kadınlık ya da doğum hormonu olarak bilinir ancak erkeklerde de kadınlardaki kadar etkili olmasa dahi bazı görevler üstlenir.

Oksitosin hormonunun eksikliği kadınları hem fizyolojik hem de psikolojik olarak olumsuz etkiler. Annelik içgüdüsünün oluşumunda, emzirmede, seçici sosyal bağlanma ve cinsel zevkte de önemli bir role sahiptir.

Tüm Yönleriyle Oksitosin Hormonunun Görevleri

• Duygu ve davranışların dengelenmesinde ve düzenlenmesinde rol oynar. Sevgi ve mutluluk gibi pozitif duyguların oluşmasını ve artışını sağlar.

• Oksitosin hormonu, yüksek seviyede bulunduğu kişilerin ağrı eşiğini yükseltir. Bu sebeple doğum sırasında ne kadar oksitosin hormonu salgılanırsa, doğumda hissedilen kasılmaların şiddeti o kadar az hissedilecektir.

• İltihap önleyici olması nedeniyle yaraların hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlar.

• Doğum başladığında rahimdeki kasılmaları düzenler ve bebeği itmeyi kolaylaştırır.

• Emzirme esnasında sütün, süt kanallarından geçerek meme ucuna ulaşmasını sağlar.

• Erkeklerde ise, çeşitli görevler üstlenerek üremenin gerçekleşmesine yardımcı olur.

Oksitosin hormonu, hamile ya da değil fark etmeksizin kadınların ruh sağlığını genel olarak etkileyen bir hormondur. Dolayısıyla gebelik sürecine giren kadınlarda ruh hallerinin daha olumlu olmasına katkı sağlar. Oksitosinin seviyesi hamilelik esnasında artarak anne adayının sakin, gevşemiş ve uykuya yatkın olmasına yardımcı olur.

Vücutta Oksitosin Hormonunun Oranı Ne Zaman Artar?

• Cinsel ilişki ve cinsel ilişki sırasında orgazm yaşamak, oksitosin hormonunu hızlı bir şekilde artırır.

• Çiftlerin el ele tutuşmak veya sarılmak gibi fiziksel temasları, vücutta oksitosin hormonunun salgılanmasını sağlayan en önemli etkenlerden bir tanesidir.

• Sevilen insanlarla iletişim kurmak, onlarla vakit geçirmek ve sevilen insanlarla hediyeleşmek, oksitosin hormonunun kanda oranını artırarak kişinin kendisini çok iyi hissetmesini sağlar.

• Arkadaşlarla veya partner ile oyun oynamak, dans etmek, eğlenmek gibi aktiviteler vücutta oksitosin seviyesini artırır.

• Yüzme, fitness ve tempolu yürüyüş gibi fiziksel aktiviteler vücuttaki oksitosin düzeyini artırır. Ayrıca vücuda oldukça faydalı olduğu bilinen meditasyon, yoga ve basit nefes egzersizleri de oksitosin hormonunu artırır.

• Tensel temasın oksitosin seviyesini artırdığı kanıtlanmış bir gerçektir. Bunun en etkili yolarından biri ise, masaj yaptırmaktır. Vücudu ve zihni dinginleştirmeyi sağlayan bu durum, oksitosin hormonunuzun yoğun bir şekilde salgılanmasını sağlayarak stresinizi oldukça azaltır.

• Bununla birlikte kırmızı et, balık, tavuk, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi protein içeren gıdalar, vücudunuzda oksitosin hormonunun salgılanmasını artırır.

• Yeşil yapraklı sebzeler ile avokado, muz, elma, çilek ve nar gibi meyveler de oksitosin oranınızı artırarak mutlu hissetmenizi ve daha sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi sağlayacaktır.

• Vücutta oksitosin oranını artırdığı bilinen bir diğer madde ise Omega 3’tür. Ton balığı, sardalya, somon balığı, kuruyemiş ve zeytin gibi besinler, Omega 3 yönünden zengindir.

• Ek olarak kırmızıbiber ve çemen gibi acı gıdalar; buğday, pirinç, çavdar ve yulaf gibi tahıllar; melisa ve papatya gibi bitki çayları; A, B1, B2, B6 ve D vitaminleri de oksitosin hormonu salgılatan maddeler arasındadır.

Doğum sırasında Oksitosin Hormonunun Görevi

Oksitosin hormonu doğum esnasında hamile kadının dölyatağında güçlü bir kasılma sağlar. Doğum başladığında bebeğin başı rahim ağzını gererken sinirsel bir mesaj oluşur ve bu mesaj hipotolomusa ulaşır. Bu mesajla hipotolomus, oksitosini hipofiz bezi aracılığıyla salgılayarak kasılmaların gücünü artırır.

Böylece normal doğumun gerçekleşmesine imkan tanıyan vajina ve rahim ağzında yeterli derecede bir genişleme olur. Bebeğin sorunsuz doğması da bu genişlemeye bağlıdır. Ayrıca bu hormon kadınları doğum sonrası kanamaya karşı da korur.

Oksitosin, aynı zamanda ‘çekingen’ bir hormon olarak da bilinir. Kişinin içinde bulunduğu fiziksel duruma ve çevresel şartlara göre salınımı tetiklenebilir ya da durabilir. Oksitosin hormonu, doğum sırasında da rahmin kasılmasını düzenleyerek doğumun sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini sağlar.

Doğumu başlayan bir anne adayı kendisini güvende hissetmezse ve herhangi bir korku unsuru nedeniyle vücudu adrenalin salgılıyorsa, oksitosin seviyeleri düşerek doğum zorlaşabilir. Doğum yapan memeli hayvanların güvenli bir alan araması gibi, kadınlar da mahremiyet alanı içinde olabilecekleri, sakin, az ışıklı ve güvenli ortamlarda daha kolay oksitosin salgılarlar.Bu ortamlar sağlandığında ise, oksitosin görevini optimum şartlarda yerine getirir ve kadınların daha rahat bir şekilde doğumlarını gerçekleştirebilmeleri sağlanmış olur.

Doğum sırasında herhangi bir sebepten oksitosin salgılanması azalırsa, doğumun ilerlemesi yavaşlar hatta durabilir. Bu tür doğumun ilerlemediği ve yavaş gerçekleştiği durumlarda suni sancı adı verilen suni oksitosin verilmesi gerekebilir.

Suni sancı olarak bilinen yapay oksitosin hormonu, rahim kasılmalarını düzenlemeye yardımcı olması için damar yoluyla anne adayına verilir.

 

.


Daha Fazlası