Hamile kaldığınız andan itibaren başınıza neler geleceğini bilmediğiniz için, hamilelikte her söylenene inanmamız daha kolay oluyor. Özellikle de ilk gebeliğiniz ise.. Bu hataları düzeltmek ve birazda içinize su serpmek amacıyla doğru bilinen yanlışları ele aldık;

Hamilelikte Cinsellik Bebeği Olumsuz Yönde Etkileyebilir

Yanlış! Eğer riskli bir durum yoksa, hamilelikte cinselliğin olumlu yönde etkileri bile var. Cinsel ilişki sırasında salgılanan sevgi ve mutluluk hormonları, hamilelerin ve bebeğin ihtiyacı olan hormonlardır.

Göbek Şekline Bak Cinsiyeti Anla…

Yanlış! En çok yapılan yanlışlardan biri de hamilenin göbek şekline bakarak cinsiyet tahmininde bulunmak. Eğer karın büyükse bebeğin kız, küçükse erkek olduğu söylenir. Ya da sivri karnın erkeği, yayvan karnınsa kızı işaret ettiğine inanılır… Fakat uzmanlar bunun bilimsel bir gerçeğe dayanmadığını belirtiyor. Çünkü göbeğin şekli anne adayının kas yapısına, vücut şekline ve karın bölgesindeki yağ miktarına göre değişim gösteriyor.

Mide Yanması Bebeğin Saçı Çıktığı İçin Olur

Yanlış! Hamilelik dönemindeki mide yanması bebeğin saçının çıkmasıyla ilişkilendiriliyor. Mide bulantısı, hamilelik sürecinde mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasından kaynaklanıyor. Hamilelikte bütün kaslarda yaşanan gevşeme, sindirim sistemindeki kaslarda da gerçekleşiyor. Yemek borusu ile mide arasında çalışan ve aşağı doğru açılan kapak, hamilelikte gevşediği için, mideden yemek
borusuna doğru kaçak olmasına yol açıyor. Rahimdeki saçla, mide arasında hiçbir bağlantı yok.

Ye Ekşiyi Getir Ayşe’yi!

Yanlış! ‘Ye ekşiyi getir Ayşe’yi, ye tatlıyı getir Hakkı’yı’ cümlesini duymayan hamile yoktur. Bu cümleden yola çıkarak halk arasında yanlış bilinen inanışlardan biri de anne adayının yediklerinin bebeğin cinsiyetini belirlediğidir. Oysa yapılan araştırmalar hamilelik döneminde yenilenlerin bebeğin cinsiyetiyle hiçbir ilişkisi olmadığını gösteriyor. Cinsiyeti belirleyen X ve Y kromozomlarıdır. X kromozomu taşıyan spermler, yani yumurtayı dölleyecek olan sperm, kız çocuğuna sebep olacaksa daha dayanıklıdır. Y kromozomu taşıyacak olan spermler ise daha hızlıdır. Daha çabuk yumurtaya ulaşıp yumurtayı dölledikleri takdirde bebeğin cinsiyeti erkek olur.

 

Aile Şişmansa Bebek de Şişman Olur

Yanlış! Aslında bu da doğru değil. Annenin hamilelik boyunca beslenmesine dikkat etmesi bebeğin kilosundaki en önemli etkendir.

Gebelikte Birkaç Tane Sigaranın Zararı Olmayabilir!

Yanlış! Gebelikte içilen sigara bebeğe zararlıdır. Günlük içilen sigara sayısı arttıkça sigaraya bağlı, düşük doğum gibi normal dışı durumların ortaya çıkma riski artar. Bu yüzden hamile kalmayı planladığınız andan itibaren ya da en geç gebe kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren sigarayı bırakınız.

 

Gebelikte Tuz Kısıtlaması Gereklidir!

Yanlış! Gebelikte vücutta sıvı tutulması gebeliğin normal seyrinin bir parçasıdır. Gebeliğin genellikle 20. Haftasından sonar ortaya çıkan ve yüksek tansiyon ve ödemle kendini belli eden an kilo alımı ve sıvı tutulması tuz alımıyla ilgili değildir. Gebelerin yemeklerine normal sınırlarda tuz katmalarında bir sakınca yoktur.

 

Gebelikte Araba Kullanmak Sakıncalıdır!

Yanlış! Gebeliğin son haftalarına kadar dikkatli bir şekilde, emniyet kemeri mutlaka takılarak araba kullanılabilir ancak gebeliğe bağlı olarak reflekslerde zayıflama olabileceğinin göz önünde tutulması gerekmektedir.

 

Hamileyken Uçağa Binmek Düşüğe Neden Olabilir

Yanlış! Erken doğum ya da düşük riski olmadığı sürece anne adayı 36. haftaya kadar uçağa binebilir. Arabayla ya da otobüsle uzun yol gitmektense, uçakla seyahat etmek daha sağlıklıdır.

Hamileler X-Ray Cihazından Geçemez, Akciğer Filmi Çektiremez

Yanlış! X-Ray cihazları radyasyon içermez, dolayısıyla bu cihazlardan geçmenin herhangi bir zararı yoktur. Akciğer filmi hayati bir zorunluluktan doğuyorsa, içerdiği radyasyonun düşüklüğü nedeniyle çektirilebilir.

Hamilelik Süresince Sık Sık Ultrason Takibi Yaptırmak İyidir

Yanlış! Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, bebeğin genetik taramaları ve anatomisinin değerlendirilmesi ile son haftalarda sıvı miktarının ölçülmesi dışında sürekli ultrason takibine gerek yoktur. Her ne kadar sağlık açısından bir risk içermese de, ses dalgalarının bebeği huzursuz ettiğine dair araştırmalar bulunmaktadır.

 

 


Daha Fazlası