Genç kızlar ergenliğe girdikleri dönemden itibaren zaman zaman iç çamaşırlarında çeşitli renkte ve kıvamda akıntı görebilirler. Özellikle de her ay yumurtlama döneminde sıklıkla vajinal akıntı olur ve bu da normaldir.

Bununla birlikte gebelik söz konusu diğer tüm faktörler gibi akıntı da merak konusu olur ve bu durum anne adayını endişelendirebilir.

Bunlardan biri ve en sık yaşananı da vajinal akıntıda artış. Hamilelik döneminde vücuttaki östrojen hormonu arttığı için vajinal akıntının da artması normal kabul edilir. Bu şekilde hamilelikte akıntı bazen normal kabul edilirken kimi zaman da hormonsal değişimlerden değil, başka nedenlerden de kaynaklanabileceği için normal kabul edilmez.

Böyle bir endişe olduğunda en iyisi gebeliği takip eden doktora danışmak ve gerekli tetkiklerin yapılmasıdır.

Gebelikte vajinal akıntının rengi beyaz, sarı ya da hafif daha koyu renkli olabilir. Bu şekilde gebelik öncesi döneme göre akıntının görüntüsünün ve yapısının farklı olması normal karşılanır. Gebelik hormonları salgılandığı için bu akıntıların da miktarı, yapısı ve görüntüsü değişebilir.

Bu sebeple hamilelik döneminde meydana gelebilecek akıntıların neden kaynaklandığının bilinmesi, doktora ne zaman danışılacağı konusunda önemlidir.

1. Beyaz Akıntı

Hamilelik döneminde anne adayının iç çamaşırında görülen hafif kokulu, beyaz renkli vajinal akıntı tıp dilinde “lökore” olarak adlandırılır.

Gebelik süresince görülen beyaz akıntı, doğum sonrasındaki ilk zamanlarda kanlı olarak da görülür, ancak zaman geçtikçe rengi açılır ve miktarı da azalır. Bu akıntı doğumdan sonra 2 – 4 hafta kadar sürer.

Hamilelikte beyaz renkli, kokusuz akıntıyı tolere etmek için günlük ped kullanmak, pedi de sık sık değiştirmek önerilir. Bu sayede enfeksiyon riski azaltılabilir ve daha ferah, temiz olur. Ancak vajinal akıntıları önlemek için asla duş sırasında vajinanın içine su tutulmamalı, vajinanın içi ya da dışı kokulu mendillerle, sabunlarla temizlenmemeli, vajinal deodorantlar ve parfümlerden uzak durulmalıdır. Çünkü bu tür uygulamalar vajinanın içindeki doğal florayı bozar ve zararlıdır.

Hamilelikte dönem dönem bu akıntının miktarında artış olması normaldir. Hamilelik öncesi zamanlara kıyasla, hamilelikte akıntının miktarının artması beklenen bir durumdur ve endişelenmeye gerek olmaz.

2. Kahverengi Akıntı

Gebelikte kahverengi akıntı veya lekelenme, hamileliğin en erken belirtilerinden biri kabul edilir. Döllenmeden sonra gebeliğin ilk birkaç haftasında, embriyonun rahme yerleşmesi esnasında ortaya çıkar. Erken gebelikte vajinal kanama çok yaygındır hatta tüm gebeliklerin neredeyse %25’inde gerçekleşir.

Daha ileri hamilelik dönemlerinde ise rahim ağzı ve vajinadaki kan akışının artmasıyla ve hormonal değişikliklere bağlı olarak hassasiyetin de çoğalmasıyla kahverengi lekelenmeler oluşabilir.

Vajinal muayene veya cinsel ilişki esnasında bu nedenle birtakım lekelenmeler görülmesi doğaldır. Ayrıca doğum başlamadan önce, rahim ağzını kapatan mukoza tıkaç vajina yoluyla dışarı atılır. Genellikle kahverengi bir kan pıhtısı şeklinde olan bu durum, doğumun habercisidir.

Bununla birlikte daha erken hamilelik haftalarında görülen kahverengi lekelenmeler; molar gebelik, ektopik gebelik, servikal polipler veya düşük belirtisi de olabilir. Bu sebeple kahverengi akıntı durumunda doktora danışılması oldukça önemlidir.

3. Yeşil Akıntı

Hamilelikte yeşil akıntı, genellikle bakteriyel enfeksiyonun habercisidir. Çoğu zaman buna kötü koku ve idrar yaparken yanma da eşlik eder.  Söz konusu enfeksiyonlar kolay tedavi edilebilir niteliktedir. Ancak ihmal edildiğinde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir ve hamileliğin gidişatına zarar verebilir.

Bu sebeple kadın doğum uzmanına giderek gerekli tedaviyi görmek oldukça önemlidir.

4. Sarı Akıntı

Genel olarak sarı akıntı bir enfeksiyon nedeniyle meydana gelir. Özellikle hamilelikte sarı akıntı, enfeksiyon belirtisi olabilir. Sarı akıntı, kaşınma veya hafif sızı; mantar enfeksiyonu işaretidir.

Ayrıca akıntı rengi koyu ise, klamidya veya trikomoniyaz gibi bir cinsel yolla bulaşan hastalık belirtisi de olabilir. Sarı akıntı, kaşınma veya kokuda artış fark ediyorsanız, mutlaka doktora görünmeniz gerekir.

Akıntı rengi koyu sarıya dönüyorsa veya yeşilimsi ise, kötü kokuyorsa veya pütürlü bir kıvam aldıysa; daha ciddi bir problemi işaret ediyor olabilir. Önemli bir bakteriyel enfeksiyon veya cinsel yolla bulaşan hastalık ihtimalini göz ardı etmemek için, doktor kontrolü sağlanmalıdır.

5. Pembe-Kırmızı Akıntı

Hamilelik döneminin en korkulu rüyası, pembe-kırmızı renkte akıntılarla karşılaşmaktır. Pembe- kırmızı akıntı, çoğu zaman hiç vakit kaybetmeden doktora gidilmesi gereken ciddi sorunları içerisinde barındırıyor olabilir.

Halk arasında yerleşme kanaması sadece gebelikte görülen bir durum olup gebeliğin 4. haftasında oluşabilir. Bu pembemsi kanama döllenmiş embriyonun rahime yerleşmesi sırasında görülür. Ancak yerleşme kanaması her hamilelikte görülen bir durum değildir ve anne adaylarının evlerinde bunun bir yerleşme belirtisi mi yoksa düşük belirtisi mi olduğunu anlayamazlar.

Bununla birlikte hamilelikte rahim ağzının tahriş olması ve rahim ağzında kanlanma oranı son derece artar. Kan damarlarında yoğunlaşma olur ve rahim ağzının kanaması kolaylaşır. Rahim ağzının tahriş olmasına bağlı olarak pembemsi ve kahverengi kanamalar görülebilir.

Pembe ve kırmızı akıntılar; dış gebelik, düşük veya erken doğum gibi problemlerin de ilk belirtisi olabilir. Bu sebeple en doğru seçenek, bu renklerde akıntılar görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora gitmek olmalıdır.


Daha Fazlası