back to top

Hamilelikte Risk Yaratan Hastalıklar

Günümüzde pek çok hamilelik sorunsuz bir şekilde tamamlanıyor ve anne bebeğini kucağına almanın mutluluğunu yaşıyor. Ancak bazı riskli durumlar var ki hem bebeğin hem de annenin sağlığını tehdit ediyor, hatta ölümlerine bile neden olabiliyor! Hamilelikte yüksek risk oluşturan sorunlar anne adayında önceden var olabileceği gibi, hamilelikte de ortaya çıkabiliyor. Neyse ki anne adayına ait sağlık sorunlarına erken tanı konulduğu takdirde hamilelik sağlıklı bir şekilde sürebiliyor.

1- Hamileliğe bağlı diyabet:

Hamileliğe bağlı diyabet 100 anne adayından yüzde 3-5’inde görülen ciddi bir sorun. İri bebek, doğumda omuz takılması (doğum travması), yenidoğanda solunum sıkıntısı, yenidoğanda kan şekeri ve kalsiyum seviyesinde düşme, sarılık, erken doğum, anne karnında ölüm (kan şekerinin diyetle düzenlenemediği hamilelerde), çocukluk çağı diyabeti ve obezite hamilelik diyabetinin bebekte neden olduğu sorunlardan. Anne adayları da hamileliğe bağlı diyabette şu risklerle karşı karşıya kalıyor: Düşük, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi), enfeksiyonlar, zor doğum, vakum ya da sezaryen doğum, doğum sonrası kanama. Hamilelikte ortaya çıkan diyabet, uzun dönemde annede diyabet ve metabolik sendrom gibi ciddi tablolar. Ne yapılıyor? Diyabetik diyet, egzersiz ve gerekirse insülin tedavisi öneriliyor.

2- Hamilelik öncesi diyabet: 

Hamilelik öncesi diyabet, düşük riskinde artma, erken doğum, doğumsal özürler, anne karnında bebek ölümü, amniyon sıvısının artması, yenidoğanın solunum sıkıntısı, yenidoğanda kan şekeri ve kalsiyum seviyesinde düşme, bebeğin kanında bilirubin seviyesinde artma ve sarılık, kalpte genişleme, bebekte diyabet riski ve bebek büyümesinde gerilik gibi pek çok sağlık sorununa yol açıyor. Bu hastalık aynı zamanda annenin sağlığını da tehdit ediyor. Diyabetik böbrek ve göz hastalığı, diyabetik sinir harabiyeti, gebelik zehirlenmesi ve enfeksiyonlar, annede en sık görülen sorunları oluşturuyor. Ne yapılıyor? Hem bebeğin hem de annenin sağlığını riske atmamak için hamilelik öncesinde mutlaka bir kadın doğum hekimine ve endokrinoloji uzmanına başvurulmalı. Uygun tedaviyle gebelik öncesi kan şekeri ideal seviyede tutulduğu takdirde sağlıklı bir hamilelik geçirilebiliyor. Hemoglobin A1C denilen son 4-8 haftadaki kan şekeri seviyeleri hakkında fikir veren parametrenin ideal seviyede olması gerekiyor. Nöral tüp defekti riskini azaltmak için 400 mikrogram/gün folik asit alması öneriliyor.

3- Hamilelik zehirlenmesi: 

Anne adayının tansiyonunun 140/90 mm Hg (cıva) üzeri ve beraberinde idrarda protein kaçağı olmasına preeklampsi, bir başka deyişle gebelik zehirlenmesi deniyor. Genel popülasyonda yüzde 6-8 sıklıkla rastlanan hamilelik zehirlenmesi annede beyin kanaması ve beyin hasarı, akciğer ödemi, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve karaciğer yetmezliğine hatta ölüme bile yol açabiliyor. Erken doğuma bağlı sorunlar, anne karnında gelişme geriliği ve ölüm ise hamilelik zehirlenmesinin bebekte yol açtığı sorunları oluşturuyor. Neler yapılıyor? Hafif preeklampside anne adayına yatak istirahati öneriliyor. Düşük risk gruplu hastalar kontrollü şartlar altında ayaktan takip edilebiliyor. 37. gebelik haftasının üzerindeki vakalarda, rahim ağzı doğum için uygun olduğunda, annede ciddi bulgular oluşursa veya bebekte kötülük hali varlığında doğum yaptırılıyor. Ciddi preeklampside, 34. gebelik haftasının üzerindeki vakalarda doğum gerçekleştiriliyor. 34. haftanın altındaki hastalarda ise kontrol edilemeyen şiddetli yüksek tansiyon, eklampsi (preeklampsi ve nöbet), karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozulma, karın ağrısı, inatçı baş ağrısı ve görme semptomları varsa yine doğuma karar veriliyor.

Yakın takiple sorunsuz hamilelik mümkün! 

Hamileliğin 18-23. haftalarında yapılan detaylı fetal ultrasonografik inceleme ile bebeğin dış ve iç anatomisinin değerlendirildiğini ve doğumdaki ağır yapısal anomalilerin önemli bir kısmının saptanabildiğini söylüyor. Hamileliğin 11-14. haftalarında yapılan ense kalınlığı ölçümü ve ikili kombine testin de kromozom anomalisi, bazı sendromlar, doğumsal kalp hastalıkları ve ikiz gebeliklerdeki bazı sorunlar için olası riski önceden belirleyebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Derya Eroğlu sözlerini şöyle noktalıyor: “Yüksek riskli hamilelere tanı koymak için bazı durumlarda koryon villus örneklemesi (plasentadan örnek alınması), amniyosentez (bebeğin içinde bulunduğu kesedeki sudan örnek alınması) veya kordosentez (bebeğin kordonundan kan alınması) gibi girişimler yapılması gerekebiliyor. “

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

En Çok Okunanlar

Epidural Doğum Deneyimi Hakkında Her Şey!

Hamilelik sürecinde anne adaylarının aklını en çok meşgul eden...

Hastane Çıkış Seti ve İlk Hafta Ev Seti: Gerçekten Gerekli Parçalar ve Bütçe Planı

Yenidoğan alışverişinde en çok abartılan başlıkların başında hastane çıkış...

Hamilelikte Bulantı ve Koku Hassasiyetiyle Başa Çıkmanın Doğal Yolları

Hamilelik süreci, kadın bedeninin fiziksel ve hormonal olarak en...

Hamilelikte Ev Hayatını Rahatlatan 10 Alışkanlık

Hamilelik, günlük hayatın temposunu tamamen değiştiren bir süreçtir. Enerji...

Hamilelikte Cinsellik Hakkında Doğru Bilinen 10 Yanlış

Hamilelik dönemiyle birlikte anne adaylarının hayatında birçok fiziksel ve...

Hamilelikte Sürekli Aç Hissetmek Normal mi? Tok Tutan Besin Önerileri

Hamilelik döneminde birçok anne adayı kendini normalden daha aç...

Gebelikte Mide Yanması ve Reflü: Günlük Rahatlatıcı Önlemler

Hamilelikte mide yanması, reflü ve hazımsızlık şikayetleri oldukça yaygındır....

Doğum Korkusunu Yenmek!

Hamilelik süreci, bir kadının hayatında yaşadığı en özel dönemlerden...

Hamilelikte Kaşıntıya Dikkat: Ne Zaman Doktora Danışılmalı?

Hamilelik döneminde vücutta meydana gelen hormonal değişimler cilt üzerinde...

Hamilelikte Dışarıda Yemek Yerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Hamilelik döneminde beslenme düzeni her zamankinden daha önemli hale...