Sevgili Yavrum;

Senin varlığına kavuşmadan da olsa seni hissetmek ve senin gözlerine bakıyormuş gibi hayal etmek çok farklı bir his…

Allah’ın izni ve kısmeti doğrultusunda bu yaşama sıcak bir ana kucağında gözlerini açınca kim bilir nasıl şaşıracak ve ağlayacaksın… O an ben de benden bir parça olan sana hayranlıkla bakacak ve ağlayacağım. “Nasıl olur?” diye sorarsın belki yıllar sonra bu sana ulaşıp ta okuduğunda. Bu soruyu sorarken bile körpecik olacaksın ve hayatın insanları mutluyken bile ağlatabileceğini sezemeyeceksin. Hayatın; acı bir suyu zevk duyarak yudum yudum içmek olduğunu olgunlaştıkça öğreneceksin… Ve hayatın ilk sığındığın kucak kadar sıcak ve güvenilir olmadığını da öğreneceksin.

Seni emanet edeceğim ortamların nasıl olacağını şimdiden kestirmek güç. Kim bilir senin geleceğinde ne kadar şey farklılaşmış olacak… Dünya ne kadar değişirse değişsin, insanlarda değişmeyen yargılar vardır: Dostluk gibi, saygı-sevgi gibi, hırs gibi, aşk gibi… Bunların hepsinden sende nasibin kadarını alacaksın. Ama istediğim o ki; en az zararla çık bu oyundan. Bir savaşın ortasında olacaksın ve bilirsin savaşlardan hiç yara almadan çıkılmaz. Duyguların incinecek, omuzların çökecek, saçların aklaşacak belki ama gözlerindeki ışıltı hiç bitmeyecek zararı az görürsen…

Senin çağında dostluk olacak. Ne kadar kuvvetli bir bağ olup olmadığını açıklayamam ama zayıfta olsa bu bağ olacak. Çünkü insanlar hiçbir vakit yalnız yaşayamamışlardır. Sende birilerinin senin yanında olmasını isteyeceksin. Belki sende bizim gençlik çağımızdaki gibi aileni dost görmeyecek, aradığın sevgiyi sokaklardan toplayacaksın. Ama sonra öğreneceksin asıl karşılıksız sevginin sana kanını veren annende ve babanda olduğunu. Büyük bi ihtimalle biz kabirlerimizde dinlenirken… Olsun yine de gücenmem sana. Eğer sen sevgiyi başka yerlerde ararsan bunda birazda bizim katkımız var demektir. Eğer sana sadece bir anne olduysam ve kötü gün dostu olamazsam beni affet. Aslında hiçbir anne çocuğunu yalnız bırakmaz. Sadece yoğun iş temposu ve hayatın hızlı akışı içinde kaybederler ara sıra birbirlerini o kadar. Sen yine de bu kısa kopuşlardan dolayı dışlama, sevgi ve saygıdan soyutlama beni. Eğer bir dost ararsan önce kendinle dost ol. Zira kendisiyle barışık olamayan kimseyle bir bağ kuramaz hayatta. Ve kendinden başka bulduğun dostla öyle bir dostluk kur ki ne tamamen o ol, ne de ondan ayrı kal. Bu ince çizgiyi ayarlayabilirsen daima birbirinize olan saygı ve sevginizi korursunuz… Senin annen şimdi 18 yaşında ama inan bana bu dengeyi kavrayamadığında çok dost kaybetti, kavradığındaysa çok gönül fethetti. Yani sana nasihat değil bu yazdıklarım sadece benden bir tecrübe demeti…

Saçların ne renk olursa olsun, gözlerin ne renk olursa olsun… Cinsiyetinde fark etmez benim için. Sadece yüreğin güzel olsun. Yüreğinin gözüyle bak etrafa ve yüreğinin sesiyle seslen… Hiç kimse gibi olma, farklı ol… Hiçbir felsefe ve mantığı körü körüne kabullenme, araştırma içinde ol. İnsanlar hep aynı düşünüp hareket etseydi nasıl olurdu düşünsene… Sıkılmaz mıydık hayattan? Tadı kalır mıydı?.. Farklı ol! Ama en önemlisi “İnsan” ol…

Sende büyüyeceksin aşkların, sevdaların olacak belki bu günkü gibi değil ama olacak… Şimdiki aşklar bir utanç gibi saklı dururdu kalplerde, bir utanç olmaktan kurtulduğu vakitse kaybolurdu. Ama sen aşkı dengele her zaman… Başın göğe uzansın ama ayakların yerden kesilmesin. Duyguların bile ortası makbuldür çünkü…

Ve bana sorarsan sen aşka ne erken git nede geç kal. Zira her şeyin bir vakti vardır. Sabretmeyi bil yeter.

Keşke aynı çağları paylaşıyor olsaydık. Belki daha kolay olurdu. Ama benden farklı bir ortamda gençlik evrimini geçireceğin için ne olur dışlama beni ve benimle iletişimini bozma. Belki senin çevrenden ve sorunlarından anlayamayacağım ama SENİ ÇOK SEVECEĞİM!

-Annen

Bu Yazıyı Nasıl Buldunuz?
Yazı Özeti
Sevgili Yavrum; Senin varlığına kavuşmadan da olsa seni hissetmek ve senin gözlerine bakıyormuş gibi hayal etmek çok farklı bir his… Allah’ın izni ve kısmeti doğrultusunda bu yaşama sıcak bir ana kucağında gözlerini açınca kim bilir nasıl şaşıracak ve ağlayacaksın… O an ben de benden bir parça olan sana hayranlıkla bakacak ve ağlayacağım. “Nasıl olur?” diye sorarsın belki yıllar sonra bu sana ulaşıp ta okuduğunda. Bu soruyu sorarken bile körpecik olacaksın ve hayatın insanları mutluyken bile ağlatabileceğini sezemeyeceksin. Hayatın; acı bir suyu zevk duyarak yudum yudum içmek olduğunu olgunlaştıkça öğreneceksin… Ve hayatın ilk sığındığın kucak kadar sıcak ve güvenilir olmadığını da öğreneceksin.
100 %
User Rating 3.71 ( 47 Oy)

  • Hamilelikte Uyku

    Gebeliğin ilk haftalarında anne olma düşüncesi ve heyecanı kadınların çoğunda uykusuzluğa …
  • Kış Hamileliğinde Nasıl Beslenmeliyiz?

    Hamilelik serüveni hayatımızda 1 kere başımıza geldiği için oldukça önemlidir ve dikkat et…
Daha Fazlası