Hamilelik döneminde vücuda alınan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerin sadece bebeğin sağlıklı büyümesi için değil, anne adayının da sağlıklı ve rahat bir gebelik geçirebilmesi için önemi büyüktür.

Gebelikte vitamin, mineral ve enerji ihtiyacı artar. Dengeli ve düzenli beslenen kadınlarda bile, genellikle artan ihtiyaç doğrultusunda bazı takviyelere ihtiyaç duyulabilir.

Dikkat edilmesi gereken nokta ise, hamilelik dönemi boyunca her konuda olduğu gibi vitamin ve mineral kullanımı konusunda da danışılması gereken en güvenilir kaynak, takipli olunan doktordur. Bu dönemde alınması gereken besin öğelerini gerekli miktarların altında almak nasıl yetersiz beslenmeye sebep oluyorsa, gereğinden fazlaca tüketmek de çeşitli komplikasyonlara sebep olabilir.

Bu sebeple hamilelik boyunca hangi vitaminin alınıp alınmayacağı ve hangi besinin ne kadar tüketilmesi gerektiğini, kişiye özel yapılmış tahliller belirler. Alınması gereken besin öğeleri, porsiyonlar ve takviyeler konusunda mutlaka doktora danışılması gerekir.

Gebelikte en çok kullanılan vitamin ve mineraller arasında; folik asit, demir preparatları, magnezyum, kalsiyum ve D vitamini vardır.

1. Folik Asit
Bebek sahibi olmaya karar veren her kadının korunmayı bıraktığı günden itibaren, sinir sisteminin yapılanmasında önem taşıyan bir vitamin öncüsü olan folik asit kullanması önerilir.

Folik asitin doğal olarak besinlerde bulunan haline folat adı verilir. Folat vücutta depolanamayan bir vitamin türü olduğu için, her gün düzenli olarak folat içeren besinlerin tüketilmesi gerekir. Ancak bu mümkün değilse, takviye olarak folik asit kullanılması şarttır.

İngiltere’de yapılan ve 10 yıllık sonuçların değerlendirildiği araştırmada, folik asit kullanımının beyin ve omurilik anomalilerini %40 oranında azalttığı saptanmıştır. Bu sebeple planlanan gebeliklerde, gebelik öncesi en az 3 ay; planlanmayan gebeliklerde ise, gebelik döneminin ilk trimester dönemi boyunca folik asit kullanılır.

2. Demir
Hamilelik sırasında kanın toplam miktarı yaklaşık %50 hacminde çoğalır. Kanda sıvı kısmı miktar olarak fazla artarken, kırmızı kan hücreleri aynı hızlı artmazlar. Bu durumda kanın tortu miktarı azalır ve hamilelik anemisi adı verilen durum ortaya çıkar.

Bu durum özellikle hamileliğin ilk yarısında belirgindir, çünkü hamilelik ilerledikçe kırmızı hücre yapımı artar. Yapım artışı ise demire olan ihtiyacı arttırır. İlk başlarda gerek duyulan demir, vücuttaki depolardan karşılanır, ancak çoğu zaman bu depolar ihtiyacı karşılamada yetersiz kalır.

Bu sebeple demir ilaçları her hamilenin mutlaka kullanması gereken ilaçlardır. Kan ilaçlarının kullanımının bir diğer sebebi, anne adayı doğum sırasında çok fazla kan kaybedeceğinden bu eksikliği gidermektir.

3. Magnezyum
Hamilelerin en sık karşılaştığı şikayetlerden biri de meydana gelen endişe verici kramplardır. Bu kasılma ve kramplar rahim etrafında gerçekleşebileceği gibi, özellikle gebeliğin ikinci trimester döneminden sonra sıklıkla bacaklarda da görülebilir.

Hamilelikte magnezyum eksikliği, çoğu zaman bu şikayetlerle kendini gösterir ve magnezyum, kasların daha rahat gevşeyip kasılmasını sağlayan bir mineraldir. Aynı zamanda vücutta bir nörotransmitter olarak görev alan magnezyum, eksikliği durumunda hamile kadınlarda uykusuzluğa neden olabilir. Bu durum, hamile olan kadınların yaşam standartlarının daha da düşmesini sağlar.

Bu sebeple hemen her hamilenin, özellikle ikinci trimester döneminden itibaren doktorunun önerisiyle alacağı magnezyum tabletlerini kullanması gerekir.

4. Kalsiyum
Hamilelik dönemi sürecinde alınan kalsiyum; anne adayında kemik erimesinin yaşanmaması için, bebekte kemik, diş gelişiminin sağlıklı bir şekilde sağlanması için gereklidir. Bunun dışında kalsiyum vücut içinde birçok göreve sahiptir.

Hamilelik döneminde, bebekler annenin sağladığı imkânlar doğrultusunda gelişimini sürdürürler. Gerekli gelişimi için ihtiyacı olan kalsiyum miktarı sağlanamazsa ise, annenin kemiklerinde yer alan kalsiyumdan karşılanır.

Kısa süreli kalsiyum eksikliği herhangi bir belirtiye yol açmaz çünkü bebek kandaki kalsiyum eksikliğini bir süre annenin kemiklerinden aldığı kalsiyum ile dengeleyebilir. Fakat kalsiyum eksikliği uzun süre devam ederse kemiklerden alınan kalsiyum kemiklerin zayıflamasına yol açarak, kemiğin yoğunluğunu azalmasına neden olur.

Bu durumda da annenin kemikleri için ihtiyacı olan destek sağlanamadığı için, kalsiyum eksiliğine yol açarak ilerleyen zamanlarda osteoporoz yani kemik erimesi sorununa yol açabilir.

5. D Vitamini
D vitamini, yağda çözünebilen steroid yapılı bir vitamindir. D vitamini, gebelik boyunca oldukça önemlidir. Bebek bekleyen annelerin hem kendi vücut sağlığı hem de bebeğinin sağlıklı gelişimi için önerilen miktarda D vitamini almaları gerekir. Bebeğin gelişmesi için en önemli bileşikler D2 ve D3 vitaminleridir.

Ayrıca yapılan bir araştırmada, günlük 4000 IU D vitamini kullanan kadınların erken doğum, düşük ve enfeksiyonların önlenmesinde büyük yarar sağladığı ortaya konmuştur.

Bununla birlikte hamilelik dönemi boyunca gereğinden fazla D vitamini tüketmenin de oldukça zararlı olduğu bilinir. Çünkü D vitamini yağda çözünen bir vitamindir ve vücutta depolanır. Bu sebeple doktor kontrolü haricinde bilinçsiz D vitamini kesinlikle kullanılmamalıdır.

 

 

.

 


Daha Fazlası